Ahşabı dile getiren ressam

  • UKİD
  • 5 Ay önce
  • 0
Saraybosnalı ressam Nalic, eski yapıların ıskartaya çıkmış tahtaları toplayarak, onları adeta yeniden canlandırmak için üzerlerine resimler çiziyor
.
Nalic: “Tahta dile gelse bize anlatacağı hikayesini onun üzerine resmediyorum”

SARAYBOSNA – Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’da yaşayan ressam Zekerijah Nalic, tarihi yapılardan ıskartaya çıkmış tahtaları toplayarak, onları geleceğe taşımak ve adeta yeniden canlandırmak için üzerlerine resimler çiziyor.

Saraybosna’daki tarihi Başçarşı’da bulunan “Galeri Motiv” isimli küçük dükkanını sanki bir hastane gibi kullanan Nalic, şehrin asırlık cami, kale veya evlerinden bulup topladığı eski tahtaları tuval olarak kullanıyor.

Zamanla eskimiş veya tahta kurtlarının yediği ahşap üzerine, o yapının ruhunu yansıtan yağlı boya resim çizen Saraybosnalı ressam, tarihi eserlerin çöpe ayrılan parçalarını bu şekilde yok olmaktan kurtararak geleceğe taşıyor.

Üzerlerinde tarihin izlerini taşıyan tahta parçalarına dışavurumcu tarzla resimler yaparak yeni bir soluk kazandıran Nalic, mimari yapısı ile geçmişle bugünün bir arada yaşandığı Başçarşı’nın ruhuna da uyum sağlayan sanat icra ediyor.

Tarihi binaların izini sürerek restorasyon aşamasındaki yapıları tespit eden bu tahta koleksiyoncusu, gerekli izinleri aldıktan sonra bu yerlere gelerek üzerine resmetmeye uygun tahtaları topluyor.

Bugüne kadar Vratnik Kalesi’nin kapısından beş asırlık Hünkar Camisi’ne ve restorasyonu hala süren Başçarşı Camisi’ne kadar birçok eserden tahta parçaları toplayan Nalic, terkedilmiş tarihi evlerden bulduğu tahtaları da sanatla buluşturuyor.

“Tahta dile gelse bize anlatacağı hikayesini onun üzerine resmediyorum”

Bir ressam, koleksiyoncu ve tarih koruyucusu olmasının dışında Saraybosna’daki iki farklı ilkokulda öğretmenlik de yapan Nalic, maddeye görsel ve estetik açıdan baktığını, tahtaya dokunduğunda kendisine ilham geldiğini söyledi.

Camiye girdiğinde oradaki her nesnenin kendisi için farklı bir hikayesi olduğunu aktaran Nalic, “Soylu ve hassas bir materyal olan ağaç, Allah tarafından verilmiştir. Kendimle ahşap arasında iletişim kuruyorum. Tahta dile gelse bize anlatacağı hikayesini onun üzerine resmediyorum.” ifadelerini kullandı.

Nalic, tahtaya sadece o zaman diliminde yaşananları çizdiğini anlatarak, şu an restorasyonu devam eden tarihi Başçarşı Camisi’nden de tahtalar aldığını kaydetti.

Camiye girdiğinde sevdiği ve kendisiyle iletişimi olan tahta parçalarını seçtiğini belirten Nalic, aslında yaptığı şeyin tahtaya kendi anlamını geri kazandırmak olduğunu söyledi.

Nalic, topladığı tahtaların kendilerine özgü yapıları olduğunu ve bunun da çizdiği resimlere üç boyutlu görünüm kazandırdığını dile getirerek, “İnsanlara sanat ve anlatım aracılığıyla izlenimlerimi de gösteriyorum. Resimlerime tekrar edilemeyecek bir hareket ve vuruş bırakıyorum.” dedi.

Tahtalar üzerine yapılmış resimlerin geçmişte yaşamış insanlardan da birer hatıra olduğunu ifade eden Nalic, dünyanın farklı yerlerinden insanların çalışmalarını satın aldığını ve bu tahta parçalarının götürüldükleri o ülkelere de taşındığını anlattı.

Nalic,  çizdiği resimler için insanlardan olumlu geri dönüşler aldığını, tarihi yapılardan kalan bu tahta parçalarının önemli bir tarihi değeri olduğunu sözlerine ekledi.

(AA) Emre Baştuğ

Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir