• Anasayfa
  • >
  • Dünya
  • >
  • “Anastasiadis Rum meclisinin Enosis kararını bertaraf etmeli”

“Anastasiadis Rum meclisinin Enosis kararını bertaraf etmeli”

  • UKİD
  • 4 Ay önce
  • 0

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı “Birincisi, (Anastasiadis’in) bu kararı (Rum meclisinin Enosis kararı) benimsemediğini hem tüm dünyaya hem de kuzeydeki Kıbrıs Türk halkına doğru ve net bir mesaj olarak iletmesidir. İkincisi, benimseyemediği bu kararı bertaraf etmesi gerekir. Bu irade beyanı olmadıkça yapılacak görüşmelerde bir ilerleme sağlamamız ne yazık ki mümkün olmaz. Eğer bu adım atılırsa biz de bu yeni durumu yeniden değerlendireceğiz” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, gelecek müzakerenin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için Rum lideri Nikos Anastasiadis’in yapması gereken iki şey olduğunu belirterek “Birincisi, bu kararı (Rum meclisinin Enosis kararı) benimsemediğini hem tüm dünyaya hem de kuzeydeki Kıbrıs Türk halkına doğru ve net bir mesaj olarak iletmesidir. İkincisi, benimseyemediği bu kararı bertaraf etmesi gerekir. Bu irade beyanı olmadıkça yapılacak görüşmelerde bir ilerleme sağlamamız ne yazık ki mümkün olmaz. Eğer bu adım atılırsa biz de bu yeni durumu yeniden değerlendireceğiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta çözüm arayışlarında gelinen son durumu AA muhabirine değerlendirdi.

Güney Kıbrıs Rum yönetimi meclisinin 10 Şubat’ta “Enosis referandumunun (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması) Rum okullarında kutlanması” yönünde aldığı kararın Kıbrıs Türk halkında tam anlamıyla infiale yol açtığını belirten Akıncı, “Ada’nın Yunanistan’a bağlanması ideali, adamızda yaşadığımız bütün kötülüklerin anasıdır. Bundan dolayıdır ki bu topraklarda nice ocaklar sönmüştür, nice kanlar akıtılmıştır.” ifadelerini kullandı.

Enosis referandumunun 1950’de gerçek dışı bir ideal uğruna kilisenin öncülüğünde açık oylama şeklinde yapıldığını ve yüzde 96 oyla kabul edildiğine dikkati çeken Akıncı, “Kıbrıs’ta bu düşünce çok acılara neden oldu. 67 yıl sonra genç beyinlere, Rumların genç kuşaklarına bunu enjekte etmenin karşılığı elbette tepkiden başka bir şey olamazdı. Biz de bunu yaptık. Bu tepkimizi ifade ettik, bunun yanlışlığını ifade ettik.” diye konuştu.

“Rum meclisinin kararı vahim bir karardır”

KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Türk halkının barış kültürünü inşa etmek için uğraştığını belirterek Kıbrıs’ta iki toplum arasında olmayan güveni daha da kötüye götürecek eylemlere olanak sağlanmaması gerektiğini söyledi.

Akıncı, “Dolayısıyla bu alınan karar vahim bir karardır. Rum meclisinde ELAM gibi ırkçı bir parti iki sandalye ile meclisin bütün çoğunluğunu peşinden sürüklemiştir. Bu gelecek kaygılarımıza da neden olacak olan bir olgudur. ELAM güneye geçen Kıbrıs Türklerine saldırılarıyla geçinen ırkçı bir parti, ırkçı bir yapılanmadır.” diye konuştu.

Kıbrıs Türklerinin adada bulunacak bir çözümün garanti ve güvence altına alınmasına verdiği önemi vurgulayan Akıncı, Türkiye’nin güvence sağlaması konusundaki kanaatlerinin ne kadar yerinde olduğunun Rum meclisinin aldığı Enosis kararıyla ortaya çıktığının altını çizdi.

“Kıbrıs Türk tarafı hep çözüm isteyen taraf oldu”

Müzakere sürecini değerlendiren Akıncı, “Kıbrıs Türk tarafı yürütülen müzakerelerde hep çözüm isteyen taraf oldu.” dedi.

Akıncı, şöyle devam etti:

“Biz, Kıbrıs’ta gerçekten siyasi eşitliğe dayalı iki kesimli, iki toplumlu bir federal çözümün mümkün olan bu şartlarda en iyi çözüm olduğunu değerlendiriyoruz. Bunu uluslararası camianın da BM’nin, AB’nin ve Türkiye’nin desteklediğini görüyoruz. Bunu iyi niyetle bugüne kadar sürdürdük. Bunu son dönemde özellikle 5’li konferans aşamasına kadar getirdik. 5’li konferans aşamasına getirmemizde Kıbrıs Türk tarafının çok katkıları oldu.”

“O toplantıda saygı düzeyinin dışına çıkıldı”

Akıncı, Rum lideri Anastasiadis’in Kıbrıs müzakereleri çerçevesindeki liderler görüşmesinde masadan kalkmasının ardından bir kurgu yaratarak müzakerelerden Kıbrıs Türk tarafının ayrıldığı gibi izlenim oluşturmaya çalıştığını kaydetti.

Rum tarafının bununla kendisini aldatmaya çalıştığını ifade eden Akıncı, yaşanan hadiseyi şöyle anlattı:

“Herkes bizim çözüm doğrultusunda ne kadar siyasi iradeye sahip olduğumuzu çok açık ve net bir şekilde, en azından son 20 aydır gördü. Dolayısıyla boşuna bir çabadır diye değerlendiriyorum. Şu kadarını söyleyeyim. Evet biz bu toplantıdan bir noktada ayrılmak durumunda kaldık. Ancak o noktaya bizi getiren Rum liderin kendisi oldu. Her toplantının bir saygı düzeyi olur. Bu saygının dışına çıkıldı. Orada karşılıklı olarak fikirlerimizi söylediğimiz bir ortamda, Eide’nin de BM olarak kendi düşüncesini seslendirmeye çalıştığı bir noktada, Kıbrıs Türklerinde oluşan haklı kaygının bir şekilde bertaraf edilmesine yönelik kendi düşüncelerini seslendirmeye başladığı bir andı. Rum lider büyük bir öfkeyle Eide’nin sözünü keserek ‘Benim söyleyecek başka bir şeyim yoktur.’ deyip kapıyı vurup çıkınca bize de oradan ayrılmak zorunda kaldık. Çünkü toplantıyı Rum lider terk etmiş durumdaydı. Hiçbir toplantıda biz böyle bir ara vermedik. Verilen aralar usulü dairesinde olur ve ondan sonra yeniden başlar. Bu şekilde sonuçlanan bir olayı bile maalesef gerçeklerden uzaklaşarak kendi bildikleri gibi takdim ediyorlar. Bu olayın temelinde 67 yıl önce yapılan Enosis kararını yeniden gündeme taşıma, yeniden güncelleştirme yatıyor.”

“Rum liderin yapması gereken iki şey var”

Akıncı, bundan sonraki müzakerenin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için Rum liderinin yapması gereken iki şey olduğunu belirterek “Birincisi, bu kararı (Rum meclisinin Enosis kararı) benimsemediğini hem tüm dünyaya hem de kuzeydeki Kıbrıs Türk halkına doğru ve net bir mesaj olarak iletmesidir. İkincisi, benimseyemediği bu kararı bertaraf etmesi gerekir. Bu irade beyanı olmadıkça yapılacak görüşmelerde bir ilerleme sağlamamız ne yazık ki mümkün olmaz. Eğer bu adım atılırsa biz de bu yeni durumu yeniden değerlendireceğiz.” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılan 5’li konferans aşamasına kadar tüm iyi niyetiyle elinden gelen çabayı gösterdiğini söyleyen Akıncı, “Hala daha Kıbrıslı Türklerin siyasal eşitliğini somut göstergeleriyle kabul etme noktasına gelmekte zorlanıyorlar. Eğer bu şekilde zorlanmaya devam edeceklerse zaten bu müzakerelerden hiçbir sonuç çıkmaz. Rum tarafı, çok daha güven verici olmalıdır. Bütün dünyaya ve kendi toplumuna da anlatmalıdır. Kendisi de toplumunu gerçeklere hazırlamak durumundadır. Bütün mesele zihniyet devrimini yapmasından geçmektedir. Bunu yapmak için de zaman şimdidir.” değerlendirmesinde bulundu.

(AA)

Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir