Bakırcılık geleneğini geleceğe taşıyan Saraybosnalı baba-kız

  • UKİD
  • 2 Ay önce
  • 0

 Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’nın “en yaşlı bakır ustası” Hadzan Alic ile “tek kadın bakır ustası” kızı Nermina Alic, iki asırlık bakır dükkanında unutulmaya yüz tumuş zanaati geleceğe taşıyor.

Asıl mesleği heykeltıraşlığı bırakarak çocukluğunun en büyük hatırası bakırcılığı babasından miras alan 36 yaşındaki Nermina, küçük dükkanlarında, aynı zamanda ustası olan 81 yaşındaki babası Hadzan ile Saraybosna’nın tarihi sokaklarında çekiç seslerini yaymaya devam ediyor.

Oyuncak bebekler yerine dükkandaki bakır eşyalarla oynayarak büyüyen Nermina için yıllar içinde bu zanaat tutku haline gelmiş. Nermina, heykeltıraşlığı bırakarak 200 yıldır bakırcılık yapılan dükkanlarında, 60 yıldır ter döken babasının yanında işe başladı.

On yıldır burada bakırcılık zanaatini icra eden Nermina ve kendisine bu işi öğreten babası Hadzan, günden güne unutulan, ülkenin en eski zanaatlerinden birinin koruyucuları haline geldi.

Bakırcılık geleneğini “eski usullere” göre devam ettiren baba ve kızın Kovaçi’deki dükkanları, bakır işinde kullanılan taş fırına sahip tek dükkan olma özelliğini de taşıyor.

Taş fırında adeta ateşle dans ederek bakıra şekil verip kalaylayan ustalar, kahve cezveleri, tepsiler, ibrikler, çeşitli mutfak ürünleri ve hediyelik eşyalar yaparak geçimlerini sağlıyor.

  “Bakırcılık bu ülkenin, bu şehrin, ailemin geleneği”

Babasının tek çocuğu olan ve uzun yıllardır çalıştığı dükkanda bakırcılıkta artık ustalaşan Nermina, eğitimini aldığı heykeltıraşlığı bırakmasındaki en önemli etkenin bakır işini çok sevmesi ve bu ülkenin geleneği bu zanaati devam ettirmek istemesi olduğunu söyledi.

Nermina, 15. yüzyıldan bugüne kadar Bosna Hersek’te var olan bakırcılığı sürdürmenin kendisini gururlandırdığını ifade ederek, “Bakırcılık bu ülkenin, bu şehrin, ailemin bir geleneği. Bu işte oluşumun en önemli sebebi bu.” dedi.

Bakırcılık zanaatinin unutulmasının çok acı verici olacağını dile getiren Nermina, bu işi yapabilecek insanlar çıksa bile çoğu kişinin elle çalışmak zor geldiği için yapmak istemediğini kaydetti.

Nermina, dükkanı eski haliyle çalıştırmaya devam etmek istediğini aktararak, bu zanaati zamanı geldiğinde aynı şekliyle devam ettirebilecek birisine emanet edeceğini vurguladı.

 “Kadın olduğum için yadırgıyorlar”

Bakırcılığın fiziksel olarak zor yanları bulunduğuna işaret eden Nermina, Saraybosna’da bu işi yapan tek kadın olduğunu belirtti.

Nermina, bu durumu bazı insanların yadırgadığını ya da şaşırdıklarını ifade ederek, her şeye rağmen çok mutlu olduğunun altını çizdi.

Dükkanlarında “müşteri geleneği” bulunduğunu vurgulayan Nermina, “Çok insan babam burada daha aktif olarak çalışırken onun yanına geliyordu ama şimdi babamın akranlarının oğulları ya da torunları artık sürekli buraya geliyor.” ifadelerini kullandı.

 “Aileden birinin bu işi devam ettirmesi çok güzel bir duygu”

Baba Hadzan Alic de 1950 yılında çırak olarak çalışmaya başladığı bu dükkanı 1960’ta devraldığını ve o günden bugüne çalıştırdığı anlatarak, mesleği yavaş yavaş kızına devrettiğini söyledi.

Kızının bakırcılıkta yetenekli ve başarılı olduğunu kaydeden Hadzan, “Kızımın belki bir gün yapabileceğini düşündüğüm için onu küçüklüğünden beri bu dükkana getiriyordum. Aileden birinin bu işi devam ettirmesi çok güzel bir duygu.” dedi.

Hadzan, dükkanda bakırcılığın 200 yıldır yapıldığını vurgulayarak, Bosna Hersek için çok önemli bu zanaati hayatta tutmanın önemine dikkati çekti.

(AA)
Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir