• Anasayfa
  • >
  • Dünya
  • >
  • Macaristan-Rusya ilişkileri Orban ve Putin üzerine kurulu

Macaristan-Rusya ilişkileri Orban ve Putin üzerine kurulu

  • UKİD
  • 3 Ay önce
  • 0

Uzmanlar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Macaristan ziyaretinin iki ülke açısından önemli olduğu görüşünü paylaştı. 

Putin’in, bazı bakanları ile Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasındaki en önemli destekçilerinden görülen Macaristan’a yarın Dünya Judo Şampiyonası açılışı dolayısıyla yapacağı gayriresmi ziyarette Macaristan Başbakanı Viktor Orban ile de görüşmesi bekleniyor.

Siyaset bilimci, gazeteci Gabor Stier ve siyaset bilimci Doçent Dr. Zoltan Kiszelly, Putin’in Macaristan ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Stier, Macaristan-Rusya ilişkilerinin, Orban’dan önceki iki solcu başbakan döneminde de iyi olduğunu, bu dönemde muhalefette bulunan Orban’ın ise bunu eleştirdiğini ama 2010’da Orban’ın tekrar hükümete geldikten sonra zaten iyi olan ilişkileri daha da kuvvetlendirmeye çalıştığını söyledi.

Hükümetlerin 2010 öncesi ikili ilişkilerde, Orban’ın aksine büyük hedefler çizdiklerini ama bunlardan neredeyse hiçbirini gerçekleştiremediklerini kaydeden Stier, şöyle konuştu:

”Macaristan-Rusya ilişkileri her zaman iç politikada da gündeme gelir. Örneğin, Orban muhalefetteyken o dönemin Başbakanı Ferenc Gyurcsany’ı Rusya ile çok yakınlaştı diye eleştiriyordu. Ama şimdi ise Orban, Rusya ile ilişkileri kuvvetlendirmek isteyince Sosyalistler Putin’i diktatör olmakla suçlayıp, Orban’ın Rusya’ya çok yakınlaşmasını eleştiriyorlar. 2010 yılından bugüne ikili ilişkilerin pragmatik bir şekilde geliştiğini ve bunun motorunun da Macaristan’ın tek nükleer tesisi konumundaki PAKS’ın genişletilmesi olduğunu görüyoruz.”

 ‘Macaristan-Rusya ilişkileri Orban ve Putin üzerine kurulu

İki ülke arasındaki siyasi irtibatın çok güçlü olmasına rağmen bunun ikili ekonomik ilişkilere yansımadığına dikkat çeken Stier, ”Orban ve Putin’in ilişkisi oldukça güçlü ve özel. Ama iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin, PAKS’ı ayrı bir tarafa koyduğumuz zaman o kadar da iyi olmadığını görüyoruz.” dedi.

Stier, birçok Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkenin de Macaristan gibi özellikle ekonomik alanda Rusya ile ilişki kurduğunu ama söz konusu ülkelerin bunu sessizce hallettiğinden fazla dikkat çekmediğini, Orban’ın ise Rusya ile ilişki kurarken aynı zamanda iç politikadan dolayı AB’yi sert bir şekilde eleştirdiğini ifade eden Stier, Macaristan’ın, AB üyesi kaldığı sürece Rusya için değerli olduğunu söyledi.

PAKS projesinin Macaristan’ın gayrisafi milli hasılasının yüzde 10’una denk geldiğini, bu yüzden söz konusu projenin Macaristan ekonomisi için çok önemli olduğunu, Rusya için ise bir AB ülkesinde nükleer enerji tesisi inşa etmenin hem prestij hem de ekonomik anlamda önemli olduğu kaydeden Gabor Stier, şöyle devam etti:

”Öncelikle bu 10 milyar avroluk anlaşma Macar ekonomisini hareketlendirecek. Ayrıca anlaşmaya göre çok ihtiyaç duyulduğu takdirde bu kredi geçici olarak, Rusya’nın izni ile PAKS projesini doğrudan ilgilendirmeyen başka projelerde de kullanılabilecek. Özellikle AB yardımının azıldığı bir dönemde bu parayla ekonomi hareketlendirilebilir.”

 ”Rusya ambargosunu veto eden ilk ülke Macaristan olmayacak”

Macaristan’ın AB tarafından Rusya’ya uygulanan ambargoların kaldırılmasını talep ettiğini ama AB’de yapılan oylamalarda şu ana kadar veto hakkını kullanmadığını belirten Stier, ”Orban birçok defa Macaristan’ın AB üyesi olarak kalacağını söyledi. Ben de böyle kalacağına inanıyorum. Macaristan’ın diğer ülkelerle buna Rusya da dahil nasıl bir ilişki kuracağı tamamen kendi egemenlik hakkı. Macaristan, Rusya’ya uygulanan ambargoları veto etmeyecek, daha doğrusu veto eden ilk ülke konumunda olmayacak. Ama örneğin İtalya veto ederse ikinci ülke Macaristan olacaktır. Bunu Rusya da biliyor. Macaristan’ın Rusya’ya uygulanan ambargoların kaldırılmasını sürekli gündeme getirmesi tabii ki Rusya’nın hoşuna gidiyor.” diye konuştu.

Siyaset Bilimci Doçent Dr. Zoltan Kiszelly de Putin’in şubat ayında Macaristan’a gerçekleştirdiği resmi ziyarette en önemli konunun PAKS projesi olduğunu yarınki ziyaretin her ne kadar resmi olmasa bile özellikle ABD Kongresinin Rusya’ya karşı aldığı yaptırım kararının Orban-Putin görüşmesinin ana maddelerinden birini oluşturacağını söyledi.

Macaristan’da solcu kesimin 2010 yılı öncesinde, hükümette bulunduğu sürece Rusya ile olan ilişkileri kuvvetlendirmeye çalıştığını ama aynı politikayı Orban hükümeti sürdürmek istemesine ise karşı çıktığını öne süren Kiszelly şunları kaydetti:

”Macaristan Batı ittifakına dahil bir ülke NATO ve AB üyesi. Bu değişmeyecek. Rusya, Macaristan için ekonomik özellikle de enerji alanında önemli. Sol-liberal kesim ise ‘Rusya’yı düşman olarak gör” olan eski Amerikan doktrinini savunuyor. Solcular önümüzdeki seçim kampanyasında, ‘Brüksel iyi, Rusya kötü’ gibi bir yaklaşımla bu konuyu seçimin ana konusu yapmak istiyorlar. Macarların yaklaşık yüzde 80’i AB üyeliğini destekliyor ama benzer şekilde yüzde 50’si de Rusya ile de ticari ilişkilerin geliştirilmesini talep ediyor.”

 ”Macarlar 150 yılda Rusya ile 4 defa savaştı ve tümünü kaybetti. Bu yüzden beşinci kez denemek istemiyorlar”

Macaristan’ın Rusya’ya özellikle doğalgaz tedariki açısından bağımlı olduğunu, Putin’in ise Macaristan ziyaretleriyle kendi seçmenine, AB ve NATO ülkesinde de misafir edildiği şeklinde imaj oluşturduğunu belirten Kiszelly, şöyle konuştu:

”Her iki lider de az ülkeyi ziyaret edebiliyor. Batı Avrupa’da ne Orban’ı ne de Putin’i davet etmek istiyorlar. Başka ziyaret edecekleri yer de olmayınca birbirlerini ziyaret etmeye daha çok zaman bulabiliyorlar. Putin, Macaristan ziyaretiyle hem NATO hem de AB üyesi bir ülkeye gidebildiğini gösteriyor. Tabii ki Almanya ve Fransa Macaristan’dan daha önemli ama eğer oraya davet edilmiyorsa en azından burada da AB ülkesini ziyaret etmiş oluyor. Aslında İtalya, Avusturya, Slovakya ve Çekya gibi ülkeler Rusya’ya karşı ekonomik anlamda açık. Macaristan için Rusya önemli yere sahip. Çünkü Macaristan ithal ettiği doğalgazın yüzde 50’sinden fazlasını Rusya’dan gerçekleştiriyor. Macaristan, Ukrayna, Polonya, Baltık ve İskandinav ülkeleri gibi Rusya’yı problem olarak görmüyor. Macarlar 150 yılda Rusya ile 4 defa savaştı ve tümünü kaybetti. Bu yüzden beşinci kez denemek istemiyorlar.”

Kiszelly, Macaristan’ın sert bir şekilde eleştirmesine rağmen AB tarafından Rusya’ya uygulanan ambargoyu veto etmesini beklemediğini belirterek ”Macaristan AB ve NATO üyesi olarak kalacaktır. İtalya’nın eski Başbakanı Matteo Renzi görevinden ayrılmadan önce Rusya’ya uygulanan yaptırımların açık bir şekilde ele alınması gerektiğini söylemişti. Bence yaptırımların ne siyasi ne de ekonomik olarak anlamı var. Macaristan her ne kadar ambargoların anlamsız olduğunu dile getirse de AB’nin alacağı karara uyacaktır.” ifadesini kullandı.

(AA)
Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir