• Anasayfa
  • >
  • Avrupa
  • >
  • Macaristan’ın sığınmacı düzenlemesi “uluslararası hukukun ihlali”

Macaristan’ın sığınmacı düzenlemesi “uluslararası hukukun ihlali”

  • UKİD
  • 9 Ay önce
  • 0

Macaristan, sadece 400 civarında sığınmacıya ev sahipliği yaparken, iltica sistemindeki yasal değişiklerle de uluslararası hukuku ihlal ediyor.

Macar Helsinki Komitesi Mülteci Programı Direktörü Gabor Gyulai, Macaristan Ulusal Meclisi’nin 7 Mart’ta sığınmacılarla ilgili kabul ettiği yasanın uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, “Bu düzenlemenin hemen hemen her noktası açık ve derin şekilde Avrupa Birliği (AB) hukukunu, Avrupa İnsan Hakları ve Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal ediyor. Alınan siyasi karar ile tüm bu uluslararası anlaşmalar hiçe sayılıyor.” dedi.

Gyulai, Macaristan’da sığınmacılara yönelik yasal değişiklikler ve sığınmacı krizine ilişkin soruları yanıtladı.

Macar meclisinin, büyük çoğunlukla kabul kabul ettiği yasayla sadece yetişkinlerin değil çocukların ve hamile kadınların bile gözaltında tutulacağını belirten Gyulai, şunları kaydetti:

“Bu yasa ile Macaristan’da 14 yaş altı çocuklar hariç tüm sığınmacılar gözaltında tutulacak. Düzenlemeye göre 14,5 yaşındaki çocuk, savaşta işkence görmüş bir aile ya da 8 aylık hamile kadın bile gözaltında tutulacak. Bunların tümü uluslararası kanunlara aykırı. Çünkü AB hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre bir sığınmacı sadece istisnai durumda ve çok kısa süreliğine gözaltında tutulabilir. Bunu Avrupa’daki hiç bir ülke yapmıyor. Eğer Macaristan bu kanunu uygulamak konusunda diretirse AB üyeliğini bile tehlikeye atabilir.”

Macaristan’da geçen yılın yaz aylarında uygulanmaya başlanan, sınırdaki 8 kilometrelik alanda yakalanan sığınmacıların iltica başvurusunu kabul etmeden tel örgülerden sınır dışına çıkarma sisteminin bile uluslararası hukuku çiğnediğini, hükümetin bununla dahi yetinmeyerek kabul ettiği yeni yasa ile bu sistemi ülke geneline yaymak istediğini anlatan Gyulai, Macar yetkili kurumlarının Macaristan topraklarında bulunan bir sığınmacının iltica başvurusunu değerlendirmek zorunda olduğuna işaret etti.

Gyulai, “Yapılan değişiklik ile bu 8 kilometrelik kural tüm ülke geneline yayılıyor. Yani Avusturya sınırında yakalanan bir sığınmacı bile Sırbistan sınırındaki tel örgülerden dışarı çıkarılacak. Geçen yıl yapılan hukuki değişiklikle sınır bölgesinin Macaristan tarafındaki 8 kilometrelik alanda yakalanan sığınmacıları Macar kolluk kuvvetleri hiç bir şey sormadan tel örgünün Sırbistan tarafına çıkarmaya zorluyor. Macaristan sığınmacıların kaydını yapmayıp, iltica başvurusunu kabul etmeyerek uluslararası hukuk kurallarını ihlal ediyor.” diye konuştu.

 “Macaristan, AB ile ciddi problem yaşayacaklarını kabul etti”

Macaristan’ın sığınmacı konusunda daha önce attığı adımların da uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ancak hükümetin yapılan düzenlemelerin uluslararası hukuka uygun olduğunu iddia ettiğini dile getiren Gyulai, 7 Mart’taki değişikliğin uluslararası tepkiye neden olacağını Macar hükümetin de bildiğini söyledi.

Gyulai, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bugüne kadar atlan adımlar da AB hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ediyordu ama hükümet en azından bu uygulamaların uluslararası anlaşmalara aykırı olmadığını iddia ediyordu ama bu son düzenlemeler hakkında hükümet sözcüsü düzenlediği basın toplantısında, AB ile ciddi problem yaşayacaklarını kabul etti. Bu düzenlemenin hemen hemen her noktası açık ve derin bir şekilde AB hukukunu, Avrupa İnsan Hakları ve Cenevre Sözleşmesi’ni ihlal ediyor. Alınan siyasi bir karar ile tüm bu uluslararası anlaşmalar hiçe sayılıyor.”

 Sığınmacılara şiddet uygulandığı iddiaları

Ülkede çok az sayıda sığınmacı olmasına rağmen Macaristan’ın sığınmacı konusundaki sert tutumunun gelecek yıl düzenlenecek seçimlere yönelik bir yatırım olduğunu vurgulayan Gyulai, “Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre yabancı düşmanlığını körükleyen propaganda hükümet açısından çok başarılı. Siyasi açıdan bu savaşı devam ettirmek kendileri için bir kazanç. Basın ve kamuoyu bu konuyla meşgul olduğu zaman Macaristan’ın asıl problemleri gün yüzüne çıkmamış oluyor. Birkaç gün önceki verilere göre bugün Macaristan’daki kamplarda toplamda 400 civarında sığınmacı var.” ifadelerini kullandı.

Gyulai, son dönemde bölgede faaliyet gösteren birçok sivil toplum kuruluşunun Macaristan-Sırbistan sınırında görev yapan Macar polis ve askerlerinin köpeklerini kışkırtıp sığınmacılara şiddet uyguladığı şeklindeki iddiaları da değerlendirdi.

Macar polis ve askerlerin sığınmacılara şiddet uyguladığı iddialarının 2016 yazından bu yana gündemde olduğunu belirten Gyulai, şunları kaydetti:

“Bu konuyu bölgede faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütleri ve uluslararası kuruluşlar gündeme getirdi. Örneğin, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği daha önce konuyla ilgili sert açıklamalarda bulunmuştu. Bugüne kadar yüzlerce sığınmacı kendisine şiddet uygulandığı iddiasıyla başvuru yaptı. Hükümet her ne kadar bu iddiaları reddetse de sadece Helsinki Komisyonu’na 8 ayda 500’den fazla sığınmacı kendisine şiddet uygulandığı şikayetiyle başvurdu. Bu insanlar birbirlerini tanımamalarına rağmen çok benzer olayları anlatıyor. Sığınmacılar, görevlilerin köpekleri kışkırttığını, coplarla dövdüğünü ve kışın eksi 10 derecede üstlerine soğuk su döktüklerini iddia ediyor.”

 “Macaristan’da çok az kişi mülteci statüsü alabiliyor”

Macaristan hükümetinin, “Avrupa’ya gelen sığınmacıların gerçek anlamda mülteci olmadığı ve bu kişilerin ekonomik sebeplerden dolayı Avrupa’ya gelmek istedikleri” iddiasının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Gyulai, Avrupa’ya gelen sığınmacıların büyük çoğunluğunun gerçek anlamda mülteci olduğunu bildirdi.

Gyulai, ocak ayında iltica başvurusunda bulunanların yüzde 80’inin savaş ya da ciddi problemlerin olduğu Suriye, Irak veya Afganistan’dan geldiğini anımsatarak, “İddia edildiği gibi ekonomik nedenlerden dolayı gelenler değil gerçekten hayatlarını kurtarmak isteyen kişiler söz konusu. Avrupa geneline de baktığımızda, geçen yıl Avrupa ülkelerinde iltica başvurusunda bulunan sığınmacıların üçte ikisi mülteci statüsü aldı. Tarihte bunun bir benzeri daha yok. Macaristan’da yılın ilk ayında 10 iltica başvurusundan 4’ünü çocukların, üçte birlik kısmını ise kadınların yaptığını görüyoruz. Buna rağmen Macaristan’da çok az kişi mülteci statüsü alabiliyor. Macaristan’da geçen yıl iltica başvurusu yapanların 10’da 1’i bile mülteci statüsü alamadı.” diye konuştu.

(AA)
Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir