• Anasayfa
  • >
  • Avrupa
  • >
  • Srebrenitsalıların adreslerine ulaştırılamayan mektupları

Srebrenitsalıların adreslerine ulaştırılamayan mektupları

  • UKİD
  • 5 Ay önce
  • 0

Srebrenitsalıların, 11 Temmuz 1995’te yaşanan Srebrenitsa Soykırımı’ndan bir yıl önce, 1994 yılında yurt dışındaki yakınlarına hayatta olduklarını duyurmak için gönderdikleri mektupları adreslerine ulaştıramayan Hollanda askeri, emanetleri hayatta kalmayı başaran Osman Avdic’e teslim etti.

Mektuplarla ilgili bilgi veren Avdic, Srebrenitsalı savaş mağdurlarının, kendisine teslim edilen emanetlerinin arasında mektupların yanı sıra görüntülerin olduğunu belirtti.

Daha önce hiçbir yerde yayınlanmayan mektup ve görüntüleri, o yıllarda Potoçari’de görev yapan bir Hollanda askerinden teslim aldığını anlatan Avdic, Srebrenitsalıların, uzaktaki yakınlarıyla irtibata geçmek ve iyi olduklarını duyurmak için yazdıkları mektupları ve çektikleri görüntüleri Hollanda askeri aracılığıyla ulaştırmaya çalıştıklarını söyledi.

 “Barış istiyorum, yaşamak istiyorum”

Asla adresine ulaşamayan mektupların sahiplerinin hayatta kalıp kalmadıkları muamma iken, Avdic’e teslim edilen mektuplar arasında “Barış istiyorum, yaşamak istiyorum.” yazılı bir mektup dikkati çekti.

Srebrenitsalı bir çocuğun bu sözlerinin yanı sıra kağıda elini çizerek “Müslümanlar için dünyanın sonu olan Srebrenitsa’da bulunan bizler iyiyiz.” notunu düşen Hasan Hasanovic’in yazdıkları, Srebrenitsalı savaş mağdurlarının seslerini duyurmaya çalıştıkları mektuplardan yalnızca biri.

Milici köyünde doğan Avdic, ailesiyle 1993 yılında Srebrenitsa bölgesine geldiğini belirterek bir yıl sonra babasını kaybettiğini, altı kardeşi ve annesi ile Hollanda askeri üssünün yakınlarında yaşadıklarını kaydetti.

Hollanda askerleriyle arkadaşlık ettiklerini, onlardan İngilizce öğrendiklerini ve erzaklarını takas ettiklerini, aradan yıllar geçmesine rağmen bu askerlerden bazılarıyla iletişimlerini koparmadıklarını anlatan Avdic, “Ocak 1994’te Srebrenitsa’da tanıştığım eski bir askerle görüşmek üzere Hollanda’ya gittim. Onunla ilk görüşmemizde bana, elinde o döneme ait mektup ve görüntüler olduğunu söylemişti. Hollanda’ya dönünce yakınlarının hayatta olduklarını belirttikleri mektupları ulaştırması gereken kişileri bulamamıştı.” dedi.

Avdic, mektupların, soykırımdan bir yıl önce 10 Temmuz 1994’te yazıldığını, görüntülerin ise kuşatılmış Srebrenitsa’da çekildiğini belirterek  “Görüntüler, insanların savaş yıllarındaki yaşamlarını gözler önüne seriyor. Ailelerinden koparılmış insanların yazdıkları mektuplar, şehrin durumunu tasvir ediyor. Mektuplardan birinde, bir kişi ufak bir çocuktan bahsediyor, çocukla oyunlar oynayıp işe gitmek istediğinden, çocukla eğlenceli vakit geçirmek istediğinden bahsediyor.” diye konuştu.

Avdic, savaş döneminde Srebrenitsa dışında olanlarla irtibat kurmanın güvenli yollarından biri olan mektupların, 1993 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da görev yapan Hollanda askerleri aracılığıyla gönderildiğini ve Srebrenitsa’da kalan savaş mağdurlarının, Almanya, İngiltere ve diğer ülkelere ulaştırılmak üzere Hollanda’ya para, mektup ve video kaset gönderdiklerini anlattı.

Elinde, Potoçari yakınlarında yaşayan iki aileye ait dört mektup olduğuna işaret eden Avdic, “Anladığım kadarıyla gönderilenlerin bazıları adreslerine ulaştırılmış, bazıları ulaştırılamamıştı. Orada yaşayıp da yakınlarıyla irtibat kurmaya çalışan insanların sayısı çoktu, bu talepleri belki de onlar için sıkıcı ve zahmetliydi.” ifadelerini kullandı.

Mektuplardan bazılarının Srebrenitsa’daki insanların 1994 yılında ümitlerini hala yitirmediklerinin göstergesi olduğunu söyleyen Avdic, “Mektuplarda, ‘Bir gün görüştüğümüzde şunları yaparız’, ‘İnsanların çok, alanın az olduğu bu şehirde durumun düzeleceğini umuyorum’, ‘Bir gün savaşın biteceğini ve insanların yeniden karşılaşacağını umuyorum’ yazmışlar.” dedi.

 “Ölüm veya Kurtuluş Yolu”

Avdic, Hollanda askerinin mektup ve görüntüleri 20 yılı aşkın süredir sakladığını söyleyerek “Mektup ve görüntüleri, belki bir gün bu insanları bulabileceğini ve bunun güzel bir anı olabileceğini düşünerek saklamış.” diye konuştu.

Emanetlerin, sahipleri ortaya çıkmadığı sürece kendisinde kalacağını belirten Avdic, Srebrenitsalı savaş mağdurlarının anılarını sergilemeyi talep eden bir müze olması halinde mektup ve görüntüleri müzeye teslim edeceğini kaydetti.

Aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce Srebrenitsalı, 1995 yılının Temmuz ayında “Ölüm veya Kurtuluş Yolu”na çıkmış, 8 binden fazla kişi Srebrenitsa yakınlarındaki ormanlarda katledilmişti. Bu yolculuk, az sayıda Srebrenitsalı için ‘Kurtuluş Yolu’ olurken, aralarından bazıları bağımsız bölge Nezuka’ya varmayı başarmıştı.

Srebrenitsa’nın 11 Temmuz 1995’te Sırp birlikleri tarafından işgal edilmesinin ardından BM bünyesindeki Hollandalı askerlere sığınan sivil Boşnaklar, Sırplara teslim edilmişti.

Srebrenitsa soykırımının yıl dönümü olan 11 Temmuz’da toplu cenaze ve anma törenlerinin düzenlendiği Potoçari Anıt Mezarlığı’nda toplam 6 bin 504 kurbanın mezarı bulunuyor.

(AA)
Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir