Türk ve Arnavut kültürleri müzikle kaynaşıyor

  • UKİD
  • 8 Ay önce
  • 0
Priştine Yunus Emre Enstitüsünün farklı alanlarda düzenlediği kurslara bu yıl eklediği bağlama, ut ve Arnavutların geleneksel sazı çiftelia, Kosovalılardan büyük ilgi gördü.

Kosova’da 2011 yılından beri faaliyet gösteren Yunus Emre Enstitüsünün, Türkçe öğretmenin yanı sıra farklı alanlarda düzenlediği kurslara bu yıl eklediği bağlama, ut ve Arnavutların geleneksel sazı çiftelia, Kosovalılardan büyük ilgi gördü.

Çalışmalarıyla Türk ve Arnavut kültürlerini birbirine yakınlaştırma görevi üstlenen Yunus Emre Enstitüsü, yeni dönemde iki telli bir saz olan çiftelianın yanı sıra bağlama ve ut kurslarıyla iki toplumun geleneksel müzik aletlerini de öğrenme fırsatı sunuyor.

Kurslar hakkında bilgi veren çiftelia kursu sorumlusu Fatmir Makolli, çiftelianın Arnavutların en önemli müzik enstrümanlarından biri olduğunu belirterek bu yeni kursa çok yoğun bir başvuru olduğunu ancak sınırlı sayıda öğrenci kabul edebildiklerini söyledi.

Bu kursun Kosova’daki halkların kültürleri arasındaki güzel bir iş birliği örneği olduğunu vurgulayan Makolli, “Her enstrüman ve o enstrümanı kullanan kişi, halklar arasında bir köprü kurma görevini üstleniyor. Böylelikle kültürler iç içe giriyor.” diye konuştu.

Kursiyerlerden Gent Jetullahi, Yunus Emre Enstitüsünde üç yıldır Türkçe öğrendiğini belirterek çifteliayı çok sevdiğini ve bu nedenle kursa kaydolduğunu ifade etti.

Arnavutlar için çok önemli olan çiftelianın Türk kurumunda öğretilmesinin çok güzel bir duygu olduğunu dile getiren Jetullahi, “Çiftelia kursu, Türk ve Arnavut kültürlerinin birbirleriyle ilişkili olabileceğini de gösteriyor.” dedi.

“Müzik, kültürleri birbirine bağlayan bir araç”

Bağlama ve ut kursu sorumlusu İlir Berveniku da bu iki müzik enstrümanının Türk kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu kaydederek Yunus Emre Enstitüsünün düzenlediği kurslar sayesinde Türk ve Arnavut kültürlerinin tanıtımının yapıldığına işaret etti.

Berveniku, kursa katılan öğrencilerin Türk müziğini çok sevdiğini ve bağlama ile ut çalmayı çabuk öğrendiğini söyledi.

Hem bağlama hem ut çalmayı öğrendiğini belirten Bledon Kameri de müziğin kültürleri en iyi şekilde tanıtan ve birbirine bağlayan araç olduğunu ifade etti.

Bağlama ve ut kursunun, geleneksel Türk müziği enstrümanlarını tanımak için iyi bir fırsat olduğunu kaydederek “Türk müziği ve enstrümanlarını çok beğeniyorum.” dedi.

Beş yıldır başkent Priştine’de yaşayan Türk vatandaşı Mukadder Arıöz de bu kursların kendileri için iyi birer tecrübe olduğunu dile getirerek “İnsanlar burada boş zamanlarını değerlendiriyor, kültür alışverişinde bulunuyorlar.” diye konuştu.

(AA)
Önceki «
Sonraki »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir