Hocaların Hocası “Muhammed Tayyip Okiç”, Ümraniye’de Yad Edildi.
Ümraniye Belediyesi ve UKİD tarafından düzenlenen anma programında, Türkiye’de İslami ilimlerin yeniden filizlenmesinde büyük emeği olan Bosnalı alim Prof. Dr. Muhammed Tayyip Okiç, talebesi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma’nın anlatımlarıyla anıldı.
Türkiye’de ilahiyat camiasının “Hocaların Hocası” olarak tanıdığı, Bosna’nın bağrından kopup gelerek ömrünü talebe yetiştirmeye adayan merhum Prof. Dr. Muhammed Tayyip Okiç için Ümraniye’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. UKİD ve Ümraniye Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Okiç’in akademik titizliği, dervişane şahsiyeti ve Türkiye’nin ilim hayatına sunduğu katkılar ele alındı.
“20’den Fazla Dil Bilen Bir Allame ve Gönül Adamı”
Programın açılışında yapılan konuşmalarda, Tayyip Okiç’in sadece 20’den fazla dil bilen bir “allame” değil, aynı zamanda hayatını bir muhacir olarak tamamlamış büyük bir “gönül adamı” olduğu vurgulandı. Türkiye’de İslami ilimlerin “çorak yıllarında” bir kutup yıldızı gibi ufuk açtığı belirtilen Okiç, arkasında binlerce talebe ve büyük bir ilmi miras bırakan “koca bir çınar” olarak nitelendirildi.
Talebesi İhsan Süreyya Sırma’nın Dilinden Okiç
Gecenin ana konuşmacısı olan Tayyip Okiç’in Erzurum yıllarındaki asistanı ve öğrencisi Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma, hocasıyla ilgili duygulu ve çarpıcı hatıralarını paylaştı. Sırma, Okiç’in modern bir beyefendi şıklığı ile dervişane bir hayatı şahsında birleştirdiğini ifade ederek, “Dışarıda giyim kuşamıyla modern bir beyefendi, evinde ise takkesi ve secdadesiyle bir dervişti” dedi.
“İki Vatansız Alim: Okiç ve Hamidullah”
Konuşmasında Tayyip Okiç’in “haymatlos” (vatansız) statüsünde yaşadığı zorluklara değinen Sırma, hocasının yakın dostu Muhammed Hamidullah ile birlikte yaşadığı gurbet hayatına dikkat çekti. Okiç’in Ankara İlahiyat Fakültesi’nde namaz kılan az sayıdaki hocadan biri olduğunu belirten Sırma, hocasının maruz kaldığı siyasi baskılara ve senatoda hakkında yapılan haksız eleştirilere rağmen ilim yolundan dönmediğini anlattı.
İlimde Titizlik ve Disiplin
Okiç’in kütüphane disiplini ve akademik titizliğine de değinen Prof. Dr. Sırma, hocasının kitaplarının santim şaşmadan yerli yerinde durmasını istediğini, bu disiplinin aslında ilme duyulan saygının bir tezahürü olduğunu belirtti. Sırma ayrıca, Okiç’in pedagojik dehasını vurgulayarak, derslerini fıkralar ve nükte dolu kıssalarla zenginleştirip talebelerini her daim uyanık tuttuğunu ifade etti.
Gençlere Tavsiye: “Dil Öğrenin, Dünyada Yabancı Kalmayın”
Haber metninde öne çıkan bir diğer önemli nokta, Okiç’in talebelerine verdiği öğütler oldu. Sırma, hocasının “Dünyada yabancı kalmamak için dil öğrenin” ve “Kur’an’ı sadece okumakla kalmayın, muhtevasını iyi bilin” şeklindeki telkinlerini aktardı. Bugün Türkiye’deki pek çok ilahiyat hocasının, hatta Diyanet İşleri Başkanlığı yapmış isimlerin dahi Okiç’in tedrisatından geçtiğini hatırlatan Sırma, “O, hepimizin hocasıydı” dedi.
Vasiyeti Üzerine Saraybosna’ya Defnedildi
Ankara’da vefat eden Tayyip Okiç’in, vasiyeti üzerine memleketi Saraybosna’ya defnedildiği bilgisi paylaşıldı. Sırma, hocasının mezarını yıllar sonra meslektaşlarıyla ziyaret ettiklerini belirterek, Okiç gibi “garip” ama vakur alimlerin yetiştirdiği nesillerin bugün “irfan öksüzü” kalmamasının en büyük teselli olduğunu ifade etti.

