UKID Faaliyeti

UKİD ve Ümraniye Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen “Vefa Programı” kapsamında, ömrünü Osmanlı iktisat tarihine ve medeniyet mirasına adayan merhum Dr. Mehmet Genç, talebeleri ve sevenleri tarafından anıldı. Programda, Genç’in ilmi derinliği, şahsiyeti ve Osmanlı tarihine bakış açısı, 17 yıl boyunca yanından ayrılmayan yakın dostu ve talebesi İhsan Ayal‘ın anlatımıyla mercek altına alındı.

“Osmanlı’nın Namusunu Korumakla Muvazzaf Bir İlim Abidesi”

Programın ana konuşmacısı olan İhsan Ayal, Mehmet Genç’i sadece bir tarihçi değil, aynı zamanda “Schopenhauer vari bir hayat filozofu” olarak tanımladı. Ayal, Genç’in ilim anlayışını şu sözlerle özetledi: “Hoca ilmi çok meşakkatli ve masraflı bir yol olarak görürdü. ‘Ömrünüzü verirsiniz, ilme bir paragraflık katkınız ya olur ya olmaz. Bunu göze alanlar ilim yapsın’ derdi”.

Hocanın en temel düsturunun “Osmanlı’nın namusunu muhafaza etmek” olduğunu belirten Ayal, Mehmet Genç’in bu uğurda Harvard Üniversitesi ve çeşitli uluslararası düşünce kuruluşlarından gelen yüksek maaşlı teklifleri, “Ülkemi servis edemem ve Osmanlı’nın kalbi İstanbul’u terk edemem” diyerek reddettiğini ifade etti.

Osmanlı İktisadının Dört Sacayağı ve “Teorisizlik” Teorisi

Ayal, Mehmet Genç’in dünya çapında ses getiren Osmanlı iktisat sistemi modellemesini detaylandırarak, hocanın literatüre kazandırdığı gelenekçilik, maliyecilik (fiskalizm) ve iaşecilik (provizyonizm) ilkelerine, ömrünün son yıllarında vakıfları da dördüncü bir ayak olarak eklediğini açı.

Mehmet Genç’in akademik disiplinine de değinen Ayal, hocanın “teorisizliği” bilinçli bir tercih olarak kullandığını vurguladı: “Hoca dünyada en iyi teori bilenlerden biriydi ancak Osmanlı’yı Batılı teorilerle açıklamaya kalkmadı. Ona göre Osmanlı bir buzdağı (iceberg) gibidir; biz henüz sadece %20’sini biliyoruz”.

Sahaflardan Evin Anahtarına Uzanan 25 Yıllık Takip

Konuşmasında Mehmet Genç ile tanışma hikayesini de paylaşan İhsan Ayal, 1987 yılında Ankara Sahaflar Çarşısı’nda başlayan ve 2005 yılında İstanbul’daki bir kitapçıda ilk karşılaşmayla somutlaşan 25 yıllık hayranlık sürecini anlattı. Ayal, hocanın güvenini kazanarak evinin anahtarlarını teslim almasına giden süreci ve sonrasındaki 17 yıllık sırdaşlığını dinleyicilerle paylaştı.

“Ölüm Fikrine Hazırlanmalıyım”

Mehmet Genç’in son hastalık dönemine dair duygusal ayrıntılar da veren Ayal, hocanın teşhis konulduktan sonra büyük bir vakar sergilediğini belirtti: “Mesele anlaşıldı, şimdi ölüm fikrine hazırlanmalıyım dedi ve tam mütekamil bir mümin imanıyla hareket etti”.

Genç’in hayran olduğu tek komutanın Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa olduğunu hatırlatan Ayal, merhumun en büyük arzusu olan Fatih Camii Haziresi’nde, Gazi Osman Paşa’nın yanına defnedilme sürecinin Cumhurbaşkanlığı’nın tensipleriyle nasıl gerçekleştiğini aktardı.

Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, Mehmet Genç’in hatıralarının yad edilmesi ve ilmi mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemi vurgulanarak sona erdi.